<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
><channel><title>Recayi ÇELİK &#8211; Beykoz Takip</title><atom:link href="http://www.beykoztakip.com/author/recayi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" /><link>http://www.beykoztakip.com</link><description>Beykoz’da olup biteni ilk bilen siz olun</description><lastBuildDate>Fri, 07 Apr 2023 09:56:34 +0000</lastBuildDate><language>tr</language><sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod><sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency><generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator><image><url>http://www.beykoztakip.com/wp-content/uploads/2025/11/cropped-file_00000000c09062439c16b8200071e738-32x32.png</url><title>Recayi ÇELİK &#8211; Beykoz Takip</title><link>http://www.beykoztakip.com</link><width>32</width><height>32</height></image> <item><title>Umudumuz Gençler!</title><link>http://www.beykoztakip.com/umudumuz-gencler-haber-3748h.html</link><dc:creator><![CDATA[Recayi ÇELİK]]></dc:creator><pubDate>Tue, 10 Aug 2021 14:26:28 +0000</pubDate><category><![CDATA[YAZARLAR]]></category><category><![CDATA[Gençler!]]></category><category><![CDATA[Umud]]></category><guid isPermaLink="false">http://www.beykoztakip.com/?p=3748</guid><description><![CDATA[Söylenecek o kadar çok şey var ki kelimeler kifayetsiz kalıyor böyle zamanlarda. Allah yardımcımız olsun bu afetler, bu salgınlar kolay kolay sonu gelecekmiş gibi de görünmüyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Aslına bakarsanız hepimiz neyin nasıl yapılması gerektiğini çok iyi biliyoruz. Ancak yanlışı hatayı savunmak gibi garip bir alışkanlığımız oldu. Hataları, yanlışları bile bile savunabiliyoruz üstelik birilerini suçlayarak ve hiç sorgulamadan dar ağaçlarını bile kuruyoruz. Kendimizi sorgulama, kendimizde ki hataları görebilme yolunu hiç mi hiç geliştiremiyoruz.<br />Doğayı tahrip eden her hamlemizin, bize fazlası ile olumsuz olarak döneceğini bile bile adeta sonunuzu hazırlıyoruz.</p><p><span id="more-3748"></span></p><p>Üstelik bu sorun sadece bizim ülkemiz ile sınırlı değil dünyaya bir göz attığınızda daha net göreceksiniz adeta dünyanın sonunu hazırlıyoruz.</p><p></p><p>Dünya devletlerini yönetenlerin söylemlerine ve yönetim biçimlerine baktığımızda bizimkinden çokta farklı olmadığını göreceksiniz. Bizimkilerin davranışları ve uygulamaları biraz farklılık gösterebilir, örneğin onlar afet mağdurlarına farklı yaklaşımlar yapabilirler bizimkiler gibi içerisinde kuru çay bulunan paketleri insanların üzerine atmayabilirler.</p><p></p><p>Ama emin olun yakında onlarda bu yöntemi tercih edeceklerdir bu tavrın getirisinin çok yüksek olduğunu görüp. Mesela Almanya’daki afetlerden sonra yöneticiler insanların üzerine Mercedes direksiyonu simidini atabilirler ya da Hollanda ‘da litrelik süt paketleri.</p><p></p><p>Dedim ya yazacak ve söyleyecek çok şey var. Ama umudumuzu yine de yitirmemeliyiz. Elbet bir gün insanı, doğayı ve tüm canlıları seven, onların haklarını korumayı görev adletmiş birileri çıkacaktır ve dünya yaşanılabilir bir gezegen olacaktır.</p><p><br />Ve gençler sizler geleceği en güzel şekilde tesis edecek rahat nefes alabileceğimiz çevreci bir sistem kuracaksınız. Sizlere güveniyoruz.</p>]]></content:encoded></item><item><title>1 Mayıs</title><link>http://www.beykoztakip.com/1-mayis-2556h.html</link><dc:creator><![CDATA[Recayi ÇELİK]]></dc:creator><pubDate>Thu, 06 May 2021 12:22:31 +0000</pubDate><category><![CDATA[YAZARLAR]]></category><category><![CDATA[1 MAYIS]]></category><guid isPermaLink="false">http://www.beykoztakip.com/?p=2556</guid><description><![CDATA[Dün akşam Paşabahçe’de arkadaşlarla toplandık. Uzun çay sohbetlerinin ardından evlerimize gitmek üzere yola koyulduk. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Kar hafif hafif serpiştirirken havanın soğugunuda kırmış önceki günlere oranla biraz daha yumuşamış dondurucu soğuktan ılıman bir havaya bürünmüştü.</p><p><strong>Yolların karı kalkmış kaldırımlarda halen kar vardı</strong><br />Yolumuzun üzerinde olmasada bize bulunduğumuz yere yakın bir yerde idi Kristal İş Genel Merkezi. İşçiler tedarik edilen kiralanmış bir yarım otobüsün içinde, battaniyelere sarılmış kimisi uykuda kimisi sohbetteydi yanlarına vardığımda. Geçen perşembe sendika tarafından kapı dışarı edildiklerinden beri bu otobüsün içerisinde pazartesi gününü bekliyorlardı. Bir umutla pazartesi sabahı sendikacıları ikna edip bina içerisine gireceklerini düşünüyorlar.</p><p>Otobüsün içerisine girip sohbet ettik. Beykoz halkının <a rel="dofollow" href="http://adanapapim.net/" title="Adana escort">Adana escort</a> yakın ilgisinden memnun olduklarını dile getirdiler. Tabi bu durum hoşuma gitti. Çünkü Beykoz bir işçi kentiydi. Fabrikaları kalmamış olsada geçmişten gelen gelenekle, Mersin ‘den gelen cam işçilerine kucak açıp sahiplenmeleri emeğe ve emekçiye değer verdiğinin göstergesiydi.</p><p><strong>Tekrar görüşmek temennisi ile oradan ayrıldığımda yol boyu birden aklıma;</strong><br />70 ‘ li yılları sonlarına doğru Anadoluhisarı&#8217;nda bulunan ancak şimdi kapalı olan Halat Fabrikası Grevi geldi. Ya okulluydum yada okula henüz başlamamış bir çocuktum. Fabrikanın karşısında Balaban Market ve Çay Bahçesinin bulunduğu yere grev çadırı kurulmuştu. Demek ki babamın nöbeti olduğu bir akşamdı ki bende gitmiştim. Hatırladığım kadarı ile akordeon çalan bir amca çadır dışında nameler döktürüyordu. Babam ve arkadaşlarının üzerlerinde “GREV GÖZCÜSÜ” yazan yelekler vardı. Rahmetli Fezayir Amca (ÖZDEMİR) ve Rahmetli Asker Amca (KÖROĞLU) babamla birlikte çaylarını yudumlarken bir başka grev <a rel="dofollow" href="http://alanyapapim.net/" title="Alanya escort">Alanya escort</a> gözcüsü ve aynı zamanda kirvem Yadigâr Amca (DEMİR) ve Nurettin Amca (YILDIZ) en ağır misafirlerine Tamek meyve suyu ve kavrulmuş fındık ikram etmişlerdi.<br />Belki reklama girecek ama o günden beri en tutkulu içeceğim Tamek meyve suyu olmuştur. Hemde cam şişede şimdikiler gibi karton kutularda da değil koruyucu kimyasalları olmadan saf mis gibi.</p><p>Farkında bile olmadan beklide çocukluğumda teneffüs ettiğim bu anımdı dün gece beni işçi dostların yanına götüren neden.</p><p>Yarın oğlumla ziyaret edeceğim şişe cam çalışanlarını. Onunda benim gibi bir anısı olsun. Olurya bürgün büyüdüğünde grev yapan işçileri görünce hiç tereddüt etmeden yanlarına varsın ve emeğin mücadelesinde saf tutsun. Belki amcaları onada bir meyve suyu ikram ederler, ömrünün sonuna dek unutamayacağı bir lezzet kalırken damağında, hafızasın dada haksızlığa boyun eğmeyen yürekli insanlar kalır…</p><p>2016 yılında ki bu anımı, bir zamanlar işçi ve emekçi <a rel="dofollow" href="http://anadoluyakasipapim.net/" title="Anadolu yakası escort">Anadolu yakası escort</a> kenti olan fabrikaları olan Beykoz emekçilerine ve alin teri ile ekmeğini kazananlara ita fen kaleme aldım. Emek insandır.</p><p><strong>Saygılarımla</strong></p>]]></content:encoded></item><item><title>İtibar</title><link>http://www.beykoztakip.com/itibar-2283h.html</link><dc:creator><![CDATA[Recayi ÇELİK]]></dc:creator><pubDate>Tue, 30 Mar 2021 14:54:21 +0000</pubDate><category><![CDATA[YAZARLAR]]></category><category><![CDATA[itibar]]></category><category><![CDATA[yazarlar]]></category><guid isPermaLink="false">http://www.beykoztakip.com/?p=2283</guid><description><![CDATA[Son yıllarda o kadar çok değerlerimizin ve kavramların içi boşaltıldı ki. Güvenilir olmak, çalışkan olmak, dürüst olmak, becerikli olmak, gururlu olmak, vatanseverlik, dostluk, arkadaşlık, yerlilik, millilik ve itibarlı olmak.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Millet olarak, ülke olarak nereye gidiyoruz? Nasıl bir sona yelken açıyoruz belli değil. Geleneklerimizden, örf ve adetlerimizden yani yazılı olmayan toplum kurallarımızdan bir bir uzaklaşıyoruz.</p><p>Özellikle itibarlı olmak tümüyle ekonomik güç ile eşdeğer tutulur hale geldi. Oysa itibarlı olmak, sözüne inanılır olmaktı, itibarlı olmak başlı başına bir duruştu ve itibarlı olmanın karşılığı hiçbir madde ve güç ile kıyaslanamaz.</p><p>İtibarlı kişi, itibarlı esnaf, itibarlı şirket ve itibarlı devlet olabilmenin <a title="istanbul fetiş escort" href="https://papim.net/" rel="dofollow">istanbul fetiş escort</a> yolu ilkeli ve tutarlı olmaktan geçerdi. Aksi taktirde ne mal ne mülk ne zenginlik ne servet İtibarın karşılığı olamaz.</p><p>Ekonomik olarak zor bir süreçten geçen ülkemiz bir de üzerine küresel covid 19 salgını eklenince iyice darboğaza düştü. İş yerleri kapandı, işletme sahipleri işletmelerini çalıştırabilecek iş gücünü kaybetti. Tedbirler kapsamında çoğu işyeri kepenk kapattı, çalışanlar işlerini kaybetti.<br />Hükümet bazı tedbirler alsa da bu tedbirler yeterince işvereni ve çalışanı rahatlatmadı. Gerekli önlemler ve tedbirler zaman ve uygulama olarak verimli yönetilmesi.</p><p>Ekonomi iyice daraldı, adeta çıkmaz bir sokağa girdi. Ama maalesef gerçekten yüzleşmekten çekinceleri olan, her durumu siyasete endeksleyen iktidar <a title="Ofise gelen escort bursa" href="https://papim.net/istanbul/bursa/" rel="dofollow">Ofise gelen escort bursa</a> sahipleri lüksten, şatafattan, gösterişten ve israftan geri durmadılar. Bu pandemi süresince Avrupa’nın çeşitli ülkelerine maskeler dezenfektan malzemeleri göndererek kendi gerçeklerinden uzaklaşıp itibarlı gözükebilmek adına uçaklar dolusu malzemeler gönderdiler bunu da itibarlı olabilmek adına yaptıklarını açıkladılar.<br />Oysa ülkelerin itibarlı olması vatandaşının yaşam kalitesi ile doğru orantılıdır.</p><p>Akşam haber bültenlerinde İşçi Bulma Kurumu önünde bir vatandaş çaresizliğini “Bir canımız var o da başımıza bela “diyerek nitelendiriyor. İşte itibarlı devlet tam da burada devreye giriyor. Vatandaşını koruyamayan, ona çalışma alanları oluşturamayan, eğitimden sağlığa gelecek kaygısını <a title="izmir azeri escort" href="https://papim.net/istanbul/izmir/" rel="dofollow">izmir azeri escort</a> gideremeyen devletler, yöneticilerinin sonsuz imkânlarla yaşantılarını toplumun önüne sererek itibardan söz edemezler.</p><p>Vatandaşın bu sözü aslında sözün de bittiği yerdir. <strong>“Bir canımız var o da başımız bela “.</strong></p><p>Saygılarımla…</p>]]></content:encoded></item></channel></rss>