SON DAKİKA
hava
Google News

Poyrazköy Kumpas Davasında iki sanık hakkında yakalama kararı

FETÖ’nün Poyrazköy kumpası soruşturmasında, örgüt üyesi eski polis 63 sanığın yargılandığı davada mahkeme, savunması alınmayan iki sanık hakkında yakalama kararı çıkarılmasına karar verdi.

Son Güncelleme :

14 Ocak 2023 - 12:22

/ 2.998 views kez okundu.
Poyrazköy Kumpas Davasında iki sanık hakkında yakalama kararı

BEYKOZ OLAY — İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya bazı sanıklar tutuklu bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı. Duruşmada taraf avukatları da hazır bulundu.

‘GÜNAH KEÇİSİ OLARAK BEN SEÇİLDİM’

Tutuklu sanık Abdulkadir Bayat savunmasında, “Kocaeli’nde bir evde arama yapılıyor. Bir flash disk ele geçiriliyor. Bu inceleniyor. Büro amiri bu bilgi ve belgelere dayanarak sol büroya yazı yazdırıyor. Bu yazıyı ben yazdığım için ben yargılanıyorum. Bu yazıyı yazdıran amirlerim yargılanmıyor sadece ben yargılanıyorum. Soruşturma savcısı bana ne zaman talimat verdiyse o zaman Ahmet Feyyaz Öğütçü’nün el yazısı örneği alınıp kriminal şubeye gönderilmiştir. Bunun kararını verecek olan soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısıdır. Ahmet Feyyaz Öğütçü, Balyoz soruşturması kapsamında gözaltındayken el yazısı örneği alındı. Ancak öncelikli olarak gözaltı işlemleri yapıldı. Ahmet Feyyaz Öğütçü’nün el yazısı örneklerinin kriminal şubeye geç gönderilmesi söz konusu değildir. Beraber çalıştığım onlarca belki yüzlerce arkadaşım yargılanmamaktadır ama ben yargılanmaktayım. Günah keçisi olarak ben seçildim” dedi.

SADECE BANA SÖYLENENLERİ YAZAN BİR POLİS MEMURUYUM’

Poyrazköy’de yapılan kazıda tutulan tutanakta imzası bulunmasının sorulması üzerine Bayat, “Poyrazköy Keçilik mevkiindeki bu arazi hiçbir şahsa ait değildir. Bu aramada sadece yazıcı olarak bulunuyordum. Yapılan tüm işlemler ‘polis ve jandarmada bulunan teknik cihazlarla kayıt altına alınmıştır’ diye tutanağa da yazılmıştır. 38 kişi bu tutanağı imzalamıştır. Amirim Kazım Aksoy’un beni görevlendirmesiyle gittim. Amirlerimin söylediklerini kelimesi kelimesine tutanağa yazmam dışında hiçbir şeyim yok. Ben sadece bir tane tutanak yazmışım arama tutanağı, hiç kimsenin isminden bahsedilmemiş, hiç kimse suçlanmamıştır. Sadece bana söylenenleri yazan bir polis memuruyum. Soruşturmanın gidişatını ne olumlu ne olumsuz etkileyecek bir konumum bulunmamaktadır” ifadelerini kullandı.

İKİ SANIK HAKKINDA YAKALAMA KARARI

Mahkeme heyeti, iki sanığın ifadesi alınamadığı gerekçesiyle yakalama kararı çıkarılmasına karar verdi. Heyet, tutuksuz sanıklar hakkında verilen adli kontrol tedbirlerinin devamına hükmetti. Mahkeme, Poyrazköy’de yapılan kazı çalışmalarına ilişkin görüntülerin istenmesine karar vererek duruşmayı 24 Nisan 2023 tarihine erteledi. Mahkeme başkanı nisan ayında görülecek olan duruşmanın Marmara Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki mahkeme salonunda görüleceğini söyledi.

OLAYIN GEÇMİŞİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından hazırlanan 1048 sayfalık iddianamede, Poyrazköy’de bulunan mühimmat, ‘Kafes’, ‘Amirallere Suikast’ davalarında yargılanan 87 sanık, müşteki olarak yer alıyor. Kumpas soruşturmalarının sanıkları olan eski askerlerle soruşturma sırasında intihar eden Yarbay Ali Tatar’ın ağabeyi Ahmet Tatar ve vefat eden Prof. Dr. Türkan Saylan’ın oğulları Çağlayan ve Çınar Örge de şikayetçiler arasında yer alıyor. Genelkurmay Başkanlığı ise ‘suç duyurusunda bulunan’ olarak belirtiliyor. Operasyonları düzenleyen aralarında eski emniyet müdürleri Yurt Atayün, Ali Fuat Yılmazer ile eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’u gözaltına alma görüntüsüyle gündeme gelen Gafur Ataç’ın da aralarında bulunduğu 68 eski polis ise ‘şüpheli’ olarak iddianamede yer aldı. Örgüt üyesi eski polisler, 2009-2012 yılları arasında ‘Kamu Görevlisinin Resmî Belgede Sahteciliği’, ‘Cebir Tehdit veya Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma’, ‘İftira’ ve ‘Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Etmek’ ile suçlanıyor. İddianamede, kamuoyunda ‘Poyrazköy davası’ olarak bilinen dosyada, İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nce karara bağlanan, birleştirilen 6 ayrı dava dosyasından oluştuğu vurgulandı. Bunların Poyrazköy, 1’nci amirallere suikast, ‘Kafes’ eylem planı, ÇYDD/ÇEV, 2’nci Poyrazköy ve 2’nci amirallere suikast davaları olduğu kaydedildi.

İSİMSİZ İHBARLARLA SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Poyrazköy soruşturmasının, Beykoz Jandarma Komutanlığı’na yapılan isimsiz bir telefon ihbarı ile başlatıldığı, ancak öncesinde çok sayıda askeri personelin önleme ve adli dinleme ile dinlendiği belirtildi. Soruşturmaya dayanak teşkil eden ihbarlara yönelik etkin bir araştırma yapılmadığı, hukuka aykırı olarak yapılan aramalarda el konulan dijital materyallere manipülasyon yapılarak müştekilerin soruşturmaya dahil edildikleri anlatıldı. İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2 Ekim 2015 tarihli kararıyla Poyrazköy davasında yargılanan tüm şikayetçilerin beraatlerine karar verildiği anlatılan iddianamede, “Kesinleşen beraat kararıyla da tescillendiği üzere Poyrazköy kumpasının amacı, örgütün TSK içerisinde görevli, FETÖ üyesi olmayan subayları tasfiye etmek, yerlerine örgüt mensubu subayları terfi ettirmektir. Böylece TSK’yı ele geçirmek ve FETÖ’nün asıl önem verdiği Ergenekon davasına, siyasi ve toplumsal destek sağlamak, kamuoyu yaratmaktır” denildi. İddianamede soruşturmada görev alan personellerin çoğunun FETÖ’nün gizli haberleşme programı ByLock kullandığı, şüphelilerin FETÖ adına hareket ettikleri de anlatıldı. İddianamede, başka suçtan tutuklu sanık eski emniyet müdürü Ömer Köse için 11 kez ‘Zincirleme kamu görevlisi yetkisiyle haberleşmenin gizliliğini ihlal’, 37 kez ‘Kamu görevlisi nüfuzu, cebir ve hileyle hürriyeti kısıtlama’, 86 kez ‘Delil uydurarak iftira’ ve ‘Zincirleme şekilde kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği’ suçlarından toplam 379 yıldan 1375 yıla kadar hapis cezası olmak üzere en yüksek ceza istendi. İddianamede, sanıklar Ali Ayan, Hüseyin Işıldak, Mehmet Özdemir, Mustafa Tezcan Alaç ve Salih Yılmazoğlu’nun ayrıca ‘Silahlı terör örgütü üyeliği’ suçundan cezalandırılmaları istendi. Hakkında yakalama kararı olan şüpheli Ufuk Yıldırım’a ise ‘Kamu görevlisi nüfuzu, cebir ve hileyle hürriyeti kısıtlama’, ‘Delil uydurarak iftira’ ve ‘Zincirleme şekilde kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği’ suçlarından toplam 15 yıldan 49 yıla kadar hapis istemiyle en düşük ceza talebinde bulunuldu. Diğer sanıklar için ise değişik oranlarda hapis cezaları talep ediliyor. Önceki duruşmada mahkeme heyeti sanıklar Ali Fuat Yılmazer, Yücel Bilgiç, Polat Kongur, Tolga Güzeltaş ve Erol Demirhan’ın dosyasının ayrılmasına karar vermişti.

(HABER MERKEZİ)

YORUM ALANI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

vurgec.com fantezi giyim düğün elbisesi mayokini kız okul çantası