SON DAKİKA
hava

1 Mayıs

Dün akşam Paşabahçe’de arkadaşlarla toplandık. Uzun çay sohbetlerinin ardından evlerimize gitmek üzere yola koyulduk.

Son Güncelleme :

06 Mayıs 2021 - 12:22

/ 1.290 views kez okundu.
1 Mayıs

Kar hafif hafif serpiştirirken havanın soğugunuda kırmış önceki günlere oranla biraz daha yumuşamış dondurucu soğuktan ılıman bir havaya bürünmüştü.

Yolların karı kalkmış kaldırımlarda halen kar vardı
Yolumuzun üzerinde olmasada bize bulunduğumuz yere yakın bir yerde idi Kristal İş Genel Merkezi. İşçiler tedarik edilen kiralanmış bir yarım otobüsün içinde, battaniyelere sarılmış kimisi uykuda kimisi sohbetteydi yanlarına vardığımda. Geçen perşembe sendika tarafından kapı dışarı edildiklerinden beri bu otobüsün içerisinde pazartesi gününü bekliyorlardı. Bir umutla pazartesi sabahı sendikacıları ikna edip bina içerisine gireceklerini düşünüyorlar.

Otobüsün içerisine girip sohbet ettik. Beykoz halkının yakın ilgisinden memnun olduklarını dile getirdiler. Tabi bu durum hoşuma gitti. Çünkü Beykoz bir işçi kentiydi. Fabrikaları kalmamış olsada geçmişten gelen gelenekle, Mersin ‘den gelen cam işçilerine kucak açıp sahiplenmeleri emeğe ve emekçiye değer verdiğinin göstergesiydi.

Tekrar görüşmek temennisi ile oradan ayrıldığımda yol boyu birden aklıma;
70 ‘ li yılları sonlarına doğru Anadoluhisarı’nda bulunan ancak şimdi kapalı olan Halat Fabrikası Grevi geldi. Ya okulluydum yada okula henüz başlamamış bir çocuktum. Fabrikanın karşısında Balaban Market ve Çay Bahçesinin bulunduğu yere grev çadırı kurulmuştu. Demek ki babamın nöbeti olduğu bir akşamdı ki bende gitmiştim. Hatırladığım kadarı ile akordeon çalan bir amca çadır dışında nameler döktürüyordu. Babam ve arkadaşlarının üzerlerinde “GREV GÖZCÜSÜ” yazan yelekler vardı. Rahmetli Fezayir Amca (ÖZDEMİR) ve Rahmetli Asker Amca (KÖROĞLU) babamla birlikte çaylarını yudumlarken bir başka grev gözcüsü ve aynı zamanda kirvem Yadigâr Amca (DEMİR) ve Nurettin Amca (YILDIZ) en ağır misafirlerine Tamek meyve suyu ve kavrulmuş fındık ikram etmişlerdi.
Belki reklama girecek ama o günden beri en tutkulu içeceğim Tamek meyve suyu olmuştur. Hemde cam şişede şimdikiler gibi karton kutularda da değil koruyucu kimyasalları olmadan saf mis gibi.

Farkında bile olmadan beklide çocukluğumda teneffüs ettiğim bu anımdı dün gece beni işçi dostların yanına götüren neden.

Yarın oğlumla ziyaret edeceğim şişe cam çalışanlarını. Onunda benim gibi bir anısı olsun. Olurya bürgün büyüdüğünde grev yapan işçileri görünce hiç tereddüt etmeden yanlarına varsın ve emeğin mücadelesinde saf tutsun. Belki amcaları onada bir meyve suyu ikram ederler, ömrünün sonuna dek unutamayacağı bir lezzet kalırken damağında, hafızasın dada haksızlığa boyun eğmeyen yürekli insanlar kalır…

2016 yılında ki bu anımı, bir zamanlar işçi ve emekçi kenti olan fabrikaları olan Beykoz emekçilerine ve alin teri ile ekmeğini kazananlara ita fen kaleme aldım. Emek insandır.

Saygılarımla

YORUM ALANI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

vurgec.com fantezi giyim düğün elbisesi mayokini kız okul çantası