SON DAKİKA
hava
Google News

Barış Denizi Mi? Kan Denizi Mi?

İçimizdeki Amerikalılar üzülecekler biliyorum ama takke düştü kel göründü artık. ABD Covid salgınından dolayı büyük yara aldı, ekonomisi küçüldü, işsizlik arttı, şirketleri iflasın eşiğine geldi ve bazıları da çoktan iflas etti.

Son Güncelleme :

19 Mayıs 2021 - 17:43

/ 2.531 views kez okundu.
Barış Denizi Mi? Kan Denizi Mi?

Küresel kapitalist sistemin baskı ve boyunduruğuna itaat etmesi için tatlı rüya ve masallarla uyutulan Amerikan halkı ise rüyadan uyanıyor, ülkesini yönetenlerin gerçek ve kirli yüzüyle tanışmaya başlamış ve büyük bir travma yaşıyor.

Kaçınılmaz olarak şu soruları da yüksek sesle, yönetenlere sormaya başlamışlar;
“ Biz bütün dünyada neden bu kadar asker bulunduruyoruz? ”
“ Bunu yapabilmek için trilyonlarca Dolar’ı niye harcıyoruz? “
“ Amerikan halkına faydası yoksa bunu kim ya da kimlerin faydası için yapıyoruz? ”
Cevap da malum; küresel hegamonyanın çıkarlarını korumak, dünya üzerindeki kirli ve kanlı oyunlarını kurmak için.

Küresel vampirler yine iş başında! Hedef henüz giremedikleri Karadeniz’i kana bulamak, bu barış denizini, kan denizi haline getirmek. ABD vaz geçmiyor, geçemiyor zira küresel efendileri buna izin vermiyor ve vermeyecekler. ABD, yok olma pahasına efendilerine sonuna kadar itaat etmeye kararlı gözüküyor. Küresel güçlerin yeni oyun senaryosu, Karadeniz’de Ukrayna üzerinden kurgulanıyor. ABD’nin gazıyla geçmişte Kırım ve Dombas bölgelerindeki egemenliğini kaybederek bedel ödeyen, ancak halen aklı başına gelmediği görülen Ukrayna, Rusya’ya kaybettiği toprakları geri alabilmek için başına bu belaları sarmış olan ABD ve Nato’dan medet umuyor.“Yürü be Ukrayna arkanda ABD ve Nato var.“ Desek de inanma sakın! Türkiye bunu, üstelik yaşayarak, defalarca tecrübe etti. ABD ve Nato’nun asli hedefi, Türkiye’nin toprak bütünlüğü ve bekası olmadığı gibi asla Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve bekası da olmayacaktır.

ABD Ukrayna’yı Rusya’ya karşı kışkırtarak, bir taşla bir çok kuş vurma alışkanlığı ile; Ukrayna’yı maşa olarak kullanarak Rusya’yı taciz etmeye, şimdilik Nato üyesi olan Türkiye ile Rusya’nın iyileşen ilişkilerini sabote ederek, karşı karşıya getirmeye ve Karadeniz’de kıyısı bulunan, Nato üyesi Bulgaristan ve Romanya ile Nato’ya yeni almayı planladığı Ukrayna ve Gürcistan vasıtasıyla, Karadeniz’de siyasi ve ekonomik kontrolü sağlamayı planlamaktadır. Türk Deniz Kuvvetleri öncülüğünde geçmişte Karadeniz’de kıyısı bulunan ülke donanmaları ile oluşturulan Karadeniz Görev Gücü oluşumu ABD’nin Karadeniz’e sözde huzur ve barış getirme! çabalarına büyük bir darbe vurmuştur. Türk Deniz Kuvvetleri subayları, bu sebeple ABD gladyosunun tetikçisi Fetö örgütü tarafından öncelikle ve özellikle yoğun bir saldırıya maruz bırakılmışlardır.

Mevcut durumda, ABD’nin Karadeniz’e sızma planları ve girişimleri her ne pahasına olursa olsun önlenmelidir. Bunun için Ukrayna ve Gürcistan’ın öncelikle ikna yolu denenerek, olmadığı taktirde Nato’daki veto hakkı kullanılarak Nato’ya üye olmaları engellenmelidir. Devam eden süreçte, Nato’dan ayrılması kuvvetle muhtemel olan Türkiye, ilerleyen süreçte Karadeniz’de kendisine ABD ve Nato yönlendirmeleriyle düşman olabilecek Ukrayna ve Gürcistan’ı kendilerinin de hayrına olan konumda tutması uzun vadede bir zorunluluktur. Hatta Türkiye’nin bu tutumu Bulgaristan ve Romanya’nın da Nato ile ilişkilerini etkileyecektir.

Küresel güçlerin bunak temsilcisi ABD başkanı Biden, geçtiğimiz haftalarda, bütün uluslararası hukuku ve siyasi kural ve uygulamaları ayaklarının altına almış, yüce ve asil Türk milletine sözde “ Ermeni soykırımı “ gömleği giydirmeye çalışmıştır. Bu saldırıların altında yatan sebep açıktır; süratle batıdan koparak Avrasya’da yerini alan Türkiye’yi hizaya getirmek için kullandıkları sözde “Ermeni soykırımı” yalanı artık Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararı ile hukuken de patlamıştır. Biden ve efendilerine buradan sesleniyorum. Bu asil milletin tarihi ve geçmişi su gibi berrak ve temizdir. Sizlerin tarihleri ise ihanetler, kalleşlikler, katliamlar, mazlum ülkelerin kanı ve sömürü ile yazılmıştır. Bu ülkenin şerefli tarihine söz söylemek hiçbirinizin haddi değildir.

Bütün bu saldırıları anlamak için öncelikle büyük resmi görmek, anlamak gerekir. Dünya üzerinde var olan rekabet ve çatışma Doğu medeniyeti ile kökleri ve genetik kodlarındaki vahşi ve barbar izleri silemeyen Batı arasındadır. Bugüne kadar dünya üzerindeki bütün güç mücadelelerini bu denklemle analiz etmek mümkündür. Bize ısrarla medeni olarak empoze edilmeye çalışılan Batı tarihi, sömürgecilik, kan, vahşet ve yıkımdan ibarettir. Bu yazım ile, sizlerin de fark edebileceği gibi bizlere öğretilmiş çaresizliklere, kalıplara ve komplekslere açık bir saldırı yaptım. Türk dünyası ve Asya ekonomik ve siyasi zincirlerini kırmakta iken, Türk milleti de zihnindeki bu kalıpları kırmak ve yükselen Asya medeniyeti içinde onurlu öncü yerini almak zorundadır.

Yazımı, geçtiğimiz hafta korona nedeniyle kaybettiğimiz Makedonya göçmeni ancak hepimize Türk olmanın onur ve gururunu tekrar hatırlatan, onun için çok önemli olan Türk vatandaşlığını almak için uzun ve büyük bir mücadele veren, Ulusal Kanal haber sunucusu, cüssesi ve yüreği kocaman, büyük vatansever, yürekli Türk evladı Teoman ALİLİ’yi rahmetle anarak ve onun sloganlaştırdığı; “varlığım Türk varlığına armağan olsun” sözleriyle tamamlıyorum.

YORUM ALANI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

vurgec.com fantezi giyim düğün elbisesi mayokini kız okul çantası